Vefa ...
Vefa ...
Birçoğumuzun semt adı olarak telaffuz ettiği, içeriğinden bihaber öylesine söyleyip geçtiği, her harfinde barındırdığı derin sevgi ve saygıyı yüzyıllar önce yitirdiğimiz, yüreğimizi parçalayan eski dost kelime...
Vefa...
Sözlük anlamı, ahdinde sözünde durma. Sevgi ve dostlukta sebat ve devam...
Vefa...
Sevgisiz kalplerimizle yetişemediğimiz dosluklara sebat ve devamlılık sağlayamadığımızdan içini boşalttığımız dört harf...
İnsanoğlunun erdemlerindendir vefa. Verilen her söz ne pahasına olursa olsun yerine getirilmelidir, insan olmak bunu gerektirir. Bu yüzdendir ki atalarımız '' Boğaz dokuz boğum '' diyerek bizleri uyarmışlardır. Zira dilden çıkanın dönüşü olmaz. Kul olarak zikrettimiz her harften mes'uluz. Bu yüzdendir ki Hz. Ömer (R.A) herhangi bir vaadde bulunmadan önce ''İnşaAllah'' dermiş.
O ki MUhammed El- Emin... O ki kainatın nuru, O ki vefanın en güzel örneği... O değil midir söz verdiği için üç gün aynı yerde sabırla sözünü unutan genci bekleyen? Ve yine O değil midir '' Ahde vefa imandandır '' diyen. O en güzel sevgili değil midir asla sözünden dönmeyen?
Hayat bir yolve her yolcu bilmelidir ki insana vefa mürşide vefayı, mürşide vefa Allah'a (c.c) vefayı getirir.
Ve evet hayat bir yol ve her kalp bir yolcu... Yol gösterenimiz olmadığında sapaklara yönelir, girdaplara düşer, yarlardan yaralanırız. Düşünün ki gittiğiniz turistik bir gezide bile rehberinize sonsuz itimat besleyen onun her sözüne inanan siz insanoğlu, kalplerinizle çıktığınız, size her iki hayatı da güzelleştiren bu manevi yolculukta önder bellediğiniz mürşidinize sonsuz- sınırsız bir muhabbetle bağlanmazsanız bir başka deyişle kalbinizi onun ellerine bırakmazsanız nasıl yol alırsınız ?
Mürşide vefa odur ki, kalbinizi ellerine bir kere bıraktığınızda varlığını unutasınız. Vefa odur ki, mürşid bataklığın dibinde de olsa, tepeden tırnağa çamura da bulansa, '' Gül güldür, çamura batmakla güllüğünden birşey kaybetmez '' diyebilmelisiniz. O ki çamurdan çıkmıyorsa siz çamur olabilmelisiniz. Kovulduğunuz kapının önüne Yunus misali serilip affedilmeyi bekleyebilesiniz. Vefa odur ki Abdulkadir Geylani Hazretleri gelse kalbiniz mürşidinize ait kalabilsin.
Allah (c.c) değil midir kendi kelamında ''Bana yönelen kimsenin yoluna uy'' (Lokman,15) diye emreden ? O yola uyunuz ki yoldaşınız efendiniz sizi Alemlerin Efendisi'ne götürebilsin. Mürşidi sevmek Muhammed'i (s.a.v) sevmektir, mürşidi sevmek Allah'ı sevmektir.
Bizler kul olarak en büyük ahdi Kalu Bela'da verdik. Araf Suresi 172. Ayetinde bahsedilen ahidleşmemizi gerçekleştirdik. Nefsimize kul olduk, ahdi unuttuk. Şeytanın türlü hilelerine aldanıp, kalbimizi kirlettik. Nefsimizin terbiyesini yol rehberimize bırakmaz, onun sözlerini emir addledip buyurduklarını harfiyyen yerine getirmezsek nasıl arınız? Mürşidimize karşı vefakar olmazsak dünya batağından nasıl çıkarız ?
...
YAZARLARIMIZ
|
Acemaşiran Ahval |
| Ahmet T. Esin | |
|
The Beatles... |
| Fatma Kermeyan | |
|
Diyalektigin İncelenmesi |
| Sara Brise | |
|
İnsan Neden İnanır ? |
| Sabriye Ayla Özsoy | |
|
İsmail Hakkı Bursevi Hz. |
| Gülay Sema | |
|
Özgeçmişiniz Var mı ? |
| Aras Feyhan | |
|
Merâtib-i sülûk Pdf e-book |
| School Of Sufism | |



